YEŞİL VADİ's profileYEŞİL VADİ (GREEN VALLEY...PhotosBlogListsMore Tools Help

YEŞİL VADİ (GREEN VALLEY)

''Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak. Biz sussak, tarih susmayacak.. Tarih sussa, hakikat susmayacak." SEZAİ KARAKOÇ

ILAYI KELİMETULLAH

 

ANADOLU GENÇLİK MARŞI

 

AYET'E-L KÜRSİ

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Photo 1 of 25

MUSLIM TURK GENOCIDE BY ARMENIAN

Ermeni Sorunu

BOYCOTT ISRAEL+USA=ZIONISM

FİLİSTİN Ve ant içerim ki, bir mendil işleyeceğim yarına kadar, gözlerine sunduğum şiirlerle süslü ve bir tümceyle, baldan ve öpücüklerden tatlı: "Bir Filistin vardı, bir Filistin gene var!" * Gözleriyle Filistin, kollardaki, göğüslerdeki dövmelerle Filistin, adıyla sanıyla Filistin. Düşlerin Filistin’i ve acıların, ayakların, bedenlerin ve mendillerin Filistin’i, sözcüklerin ve sessizliğin Filistin’i ve çığlıkların. Ölümün ve doğumun Filistin’i, taşıdım seni eski defterlerimde şiirlerimin ateşi gibi. Kumanya gibi taşıdım seni gezilerimde. Koyaklarda çağırdım seni bağıra bağıra, inlettim senin adına koyakları: Sakının hey kayaları döve döve şarkımı koparan şimşekten! Benim gençliğin yüreği! Benim beyaz kanatlı atlı! Benim yıkan putları! Kartalları tepeleyen şiirleri benim eken tüm sınırlarına Suriye’nin! Zalim düşmana bağırdım, ey Filistin, senin adına: "Ölürsem, ey böcekler, vücudumu didik didik edin!" Karınca yumurtasından kartal çıkmaz hiçbir vakit, yalnız yılan çıkar zehirli yılanlardan! Ben barbarların atlarını iyi bilirim. Bir ben dururum onların karşısında, bir ben, gençliğin yüreğiyim her daim, yüreğiyim beyaz kanatlı atlıların. MAHMUD DERVİŞ

JUBA JUBA JUBA

“Cani değilim… İnsanları öldürmekten hoşlanmam… Fakat işgal ettiğiniz ülkemi savunuyorum… Çocuklarımızın hayatından çaldığınız gülümsemeyi ve güveni savunuyorum… Keskin nişancınızın vurup öldürdüğü 14 yaşındaki Şeyma’nın ölümünü asla unutmayacağım… Ülkemize ziyaret için gelseydiniz sizi ülkenize güle güle uğurlardık… Fakat ülkemizi işgal ettiğiniz için yaşadıklarımızın aynısını size yaşatacağız… Annelerimiz ölülerimize ağladığı gibi annelerinizde ölülerinizi ağlayacak… Atışlarımı ıskalamayacağıma dair kendime söz verdim.. İntikam için çocuğunu kaybeden her anneye bir kanas mermisi ayırdım… Acaba tüm mermilerimi mi kullanacağım yoksa çoğunu sergileyip üzerinde… “mesaj ulaşmıştır, Amerikan halkı evlatlarını kurtardı” yazısını mı yazacağım” JUBA İÇİN DUALARIMIZ NİYAZLARIMIZ.....

NİTELİKLİ NİCELİK ÖNEMLİDİR

Loading...

BURALARDA CANLI VAR MI?

hit counter

AUSTRALIAN YOUNG MAN FOUND ISLAM

 

JUBA FOREVER

 
sniper juba résistance Irakienne
by braxjunior

RAMAZANA GİRERKEN

Bir Miniğin Ramazan Günlüğü (G)


 
Ramazan 1
Bu gün evde bir acaiplik var.
Herkes sessizce işine okuluna gidiyor.
Annem 'Zeynep hadi sana kahvaltı hazırlayalım' dedi.
Kimse yemek yemiyor, su içmiyor.
Ablam bile!


Ramazan 5
Önce diyet yaptıklarını sanmıştım.
İzledim hepsini.
Akşama doğru hepsi sessizleşiyor.
Sofrayı hazırlayıp ezanı bekliyorlar.
Onları böyle seyretmek, öyle hoş ki.
Başka zaman, susmak bilmeyen ablamın bu hali içten içe güldürüyor beni.
Ama gülmeye cesaretim yok.

Ramazan 9
'Niye böyle yapıyorlar?' Ablama sordum, 'Büyüyünce anlarsın..' dedi.
Zaten başka ne der ki�
Anneme sordum, Ramazan dedi.
Babama sordum, Oruç dedi.

Ramazan 11
Bu Ramazan ve Oruç isimli iki kişi, bizimkilere yeme-içme yasağı koymuş demek.
Arkadaşım Fatıma'ya sordum.
Onun ailesine gündüzleri yemek yemiyor su içmiyormuş.

Ramazan 14
Kaşık çatal sesleri, konuşmalar duydum.
Uyandım.
Babama haber vermeye koştum, yatağında yok!
Çaresiz, huysuz ablamın odasına koştum.
O da yok!
Korkmadım, Ben bu hırsızların hakkından gelirim!' dedim.
Aldım elime paspasın sapını, aniden açtım mutfak kapısını.
Sopamı havaya kaldırdım öylece kaldım oracıkta.
Bizimkiler yemek yiyorlar!
Vay uyanıklar.
Gündüz Oruç ile Ramazan'dan korkup gece yiyorlar.
Birde üstüme gülüyorlar�
Korkaklar.


Ramazan 17
Önceleri, Oruç ile Ramazan'ı bulup şikayet etmeyi düşündüm.
Fakat ablamın yemek yemedikçe pamuk gibi yumuşadığını fark ettim.
Babam ile Annem de artık tartışmıyorlar.
O zaman devam.
Belli ki Oruç ve Ramazan iyi kalpli iki amca.


Ramazan 19
Her gün bize beyaz başörtülü teyzeler geliyor.
Oturup birlikte Kur'an okuyorlar.
Her zaman ki gibi mobilyadan, gelinden, kaynanadan, konuşmuyorlar.
Ellerini açıp herkese dua ediyorlar.
Sevim teyze de başını örtmüş.
Çok da yakışmış

Ramazan 22
Her şey aynen devam ediyor.
Televizyonlar bile uslu uslu konuşuyor.
Hepsi akşam ezan okuyor.
İftar iftar deyip bütün şehir birden yemeğe başlıyor.
Ne hoş.


Ramazan 24
Oruç'u merak ediyorum.
Geçen gün Ayşe teyzem Annemle konuşuyorlardı.
Şöyle şöyle yaparsam Oruç bozulur mu?
Yok böyle olursa Oruç kaçar mı?
Demek ki Oruç, çok duygulu birisi.
İnsanlar kötü bir şey yapınca bozuluyor.
Kötülüğü gördüğü yerden kaçıyor.
Oruc'u ve Ramazan'ı artık iyice merak ediyorum.
Onlarla tanışmaya can atıyorum.


Ramazan 25
Bu günlerde herkes Kadir gecesinden bahsediyor.
Şimdiye kadar gecesi olan bir adam göremedim.
Bu Kadir de kim?
Bin aydan hayırlı gecesi varmış.
O gece uyumamak, namaz kılmak, Kur'an okumak önemliymiş.

Ramazan 26
İftarı çok sevdim.
Akşam yemek yemeye İftar diyorlar.
Gece yemek yemenin adı da Sahur.
İftar sonrası eğlenceler oluyor.
Babam camilere götürüyor bizi.
Herkes sokaklarda, camide, neşe içinde.

Ramazan 28
Merak içinde beklerken uyuyakaldım.
Kadir, gecesiyle beraber gelmiş gitmiş.
Ben göremedim.
Anlayamıyorum.
Bu yüzden ağabeyimi çok özlüyorum.
Ablama soru sormaya kalksam, bana doya doya gülüyor.
Sonra da arkadaşlarına anlatıyor, birlikte gülüyorlar.
Sinir oluyorum.
Abim uzak bir şehirde üniversitede okuyor.
'Abim ne zaman geliyor?' diye aneme soruyorum.
'Bayram gelsin, o da gelecek' diyor.
Oruç, Ramazan, gece gelen Kadir'den sonra şimdide Bayram!..
Soramıyorum 'Bayram kim?' diye.
Neden o gelmeden abim gelemiyor?
Belki de abimin arkadaşıdır.
Çok özledim abimi.
Bayram'ı da alsın gelsin tanışalım.

Ramazan 29 / Arefe
Sonunda bir hanım ismi duydum.
Arife diyemiyorlar mı ne?
Arefe diyorlar.
Niye Arefe?
'Arife' olması gerekmiyor mu?
Yengemin adı gibi yani...
'Arefe geliyor, daha temizliği bitirmedik.' diyor Annem.
Demek ki Arife teyze çok titiz. 
İyice telaşlandılar.
Bir Bayram diyorlar, bir Arefe, harıl harıl çalışıyorlar.
Temizlik yapılıyor.
Yemekler hazırlanıyor.
Anneme 'Bayram ne zaman gelecek?' dedim, 'Arefe'den sonra' dedi.
Demek ki Bayram ile Arefe evli değil.
Akraba da değil.
Kafam karma karışık.
Salih abim bi gelse de her şeyi bana anlatsa.

Ve Bayram geldi


Sabah kalktığımda, herkesi kahvaltıda yakaladım!.
Oruç öldü heralde diye düşündüm.
Gece Abim gece gelmiş.
Sevinçten haykırdım.
Çok özlemişiz birbirimizi.
Bütün olanı biteni bir güzel anlattım Abime.
Yüzüme bakarken, bana tebessüm ettiğini gördüm.
Ablama sormamakla ne iyi ettiğimi anladım.
Abimin tebessüm ettiği yerde, Ablam kahkaha atar.
Abime küser gibi yaptım, hemen gönlümü aldı.
Bana her şeyi baştan anlattı, bu sefer de ben gülmeye başladım.
 
***
 
Abimden söz aldım.
Kimseye anlatmayacak, konuştuklarımızı yazmak için izin istedi.
Ben de verdim..
Ramazan günlüğü işte böyle ortaya çıktı.
Abim buna bir de isim buldu: 5 Yaş Sendromu.
Sendromu anlamadım.
Ama olsun, Abime güveniyorum.
Gerçi Ablam'a göre 4 yaşındayım.
Annem 5 yaşında olduğumu söylüyor.
Babam daha 4 yaşından gün almadı diyor.
Abim bu konu beni aşar diyor.

Bayramı çok sevdim.
Ama Ablam tekrar o sinirli haline dönecek diye, Ramazanın gidişine çok üzüldüm.
 
Bizim için her gün Ramazan olsa!..
Ne iyi olur..
 
Kırmızı gül
A.ACAR-ULUDAĞ,2005

İşte ABD`nin eseri: Irak`ın satılık çocukları.

ABD liderliğindeki koalisyon güçlerinin 6 yıldır işgali altında olan Irak`ta çocuklar ve bebekler, 400 dolara kadar düşen fiyatlara aralarında Türkiye`nin de bulunduğu onlarca ülkeye satılıyor.

Iraklı yetkililerden alınan bilgiye göre 2005`ten bu yana her yıl en az 150 çocuk, yurtdışına çıkarılarak yacancı ailelere satılıyor.

12`den fazla suç şebekesi tarafından yönlendirilen çocuk satışında adı geçen ülkeler arasında, Türkiye, Ürdün, Suriye, İsviçre, İrlanda; İngiltere, Portekiz ve İsveç yeralıyor.

Çocukların 400 ile 8 bin dolar arasında değişen fiyatlara satıldığını vurgulayan yetkililer, çetelerin devlet kadrolarında pek çok bağlantısı bulunduğunu ve çocukların yurtdışına çıkarılmasını sağlamak amacıyla rüşvet karşılığında kimlik bilgilerinde değişiklik yaptırdıklarını söylüyor.

Yurtdışına çıkarılan çocukların bir bölümünün çocuksuz batılı ailelerce evlat edinildiği, bazılarının ise çocuk pornosu çetelerinin eline düştüğü kaydedildi.

(GAZETEPORT DIŞ HABERLER)

OBAMA: Kudüs İsrail`in sonsuza kadar bölünmeyen başkenti olarak kalac

OBAMA GİTTİ SAKİN DÜŞÜNME VAKTİ
Peki bunca umutlar bağlanan Obama, ABD`de bile tartışılırken Obama`nın gözümüze taktığı pembe gözlükleri çıkarma vakti gelmedi mi? Madem misafirimizi güzelce ağırladık, uçağına bindirip de uğurladık şimdi oturup sakin düşünme vakti gelmedi mi?
 
 OBAMA GİTTİ SAKİN DÜŞÜNME VAKTİ
Peki bunca umutlar bağlanan Obama, ABD`de bile tartışılırken Obama`nın gözümüze taktığı pembe gözlükleri çıkarma vakti gelmedi mi? Madem misafirimizi güzelce ağırladık, uçağına bindirip de uğurladık şimdi oturup sakin düşünme vakti gelmedi mi?

CHOMSKY SÖYLÜYORSA KULAK VERMEK LAZIM
ABD`nin en keskin entellektüeli Noam Chomsky`nin yaptığı Obama okuması bu gözlükleri çıkartmamızda bize biraz olsun yardımcı olacak. Daha Obama Başkan seçilmeden yaptığı analiz yabana atılacak gibi değil. Ki zaten Chomsy söylüyorsa bir sakinleyip kulak da vermek lazım..

İşte en aykırı Obama portresi
ABD, resmen göreve başlayan 44. başkanı
Barack Obama ile yeni bir başlangıcın umudunu taşıyor. ABD tarihinin ilk Afrika kökenli başkanı, kendisine yüklenen beklentileri yerine getirebilir mi ya da bunu istiyor mu? ABD`li ünlü muhalif düşünür ve dil bilimci Noam Chomsky bu konuda kuşku duyuyor ve umutlanan dünyayı uyarıyor.

ABD`NİN EN ÇETİN ENTELLEKTÜELİ
ABD, yeni bir başlangıcın umudunu taşıyor. Yeni başkan, beklentileri yerine getirebilir mi ya da bunu istiyor mu? Dilbilimin dünya çapındaki starı ve Amerika`nın en çetin eleştirmeni bu konuda kuşku duyuyor.

Reinischer Merkur: Jimmy Carter, George Bush, Bill Clinton, George W. Bush ve Barack Obama`yı birlikte gösteren şu fotoğrafı biliyorsunuz. Bu, sizin için umut ve değişimin kanıtı mıdır?

Noam Chomsky: Hayır, tam tersine. Bu beş başkan birbirlerinden çok farklı değildi. Onlardan biri fotoğrafta biraz kenarda duruyordu: Jimmy Carter. Carter, Demokrat Parti`nin kongresine konuşmacı olarak da davet edilmedi. Bu epeyce hakaretamiz bir durumdur ve aynı zamanda gelecek iktidara ilişkin bize çok şey söylemektedir.

RM: Bununla ne kastediyorsunuz?
Chomsky: Jimmy Carter, görevden ayrılmasından bu yana insan hakları, özgürlük ve demokrasi için uğraş vermesiyle tanınıyor. Besbelli ki parti kongresi bunları işitmek istemedi.

RM: Obama insan haklarına sahip çıkmak istiyor, ama aynı zamanda Irak`taki işkenceleri destekleyen eski CIA`li John Brennan`ı terör meseleleriyle ilgili baş danışmanı olarak atadı. Obama, acaba bütün o şahinlerden sonra beklenen güvercin midir?

Chomsky: Her yeni başkan, Bush`un çevresinde bulunan ve ABD`nin uluslararası prestijinin bütün zamanların en kötü seviyesine gelmesine neden olan aşırı elementleri muhtemelen temizlerdi. John MCCain bile bunu yapmak istiyordu. Bir
politika değişimi olacak, ama bu daha ziyade Bill Clinton tarzında merkezi hedef alan demokrat bir siyaset olacak. Obama, Clinton`ın çevresindeki bir çok insanı zaten çevresine topladı. Brennan`den daha önemli olan senatoda Irak savaşının en ateşli savunucularından, Obama`nın yardımcısı Joe Biden`dır. Ya da Temsilciler Meclisi`nde yine Irak savaşını hararetle savunanlardan Rahm Emanuel, Obama tarafından Beyaz Saray`ın personel şefliğine atandı. Yatırım bankacılığı, finans ve silah endüstrisindeki iş deneyimleri, onun kimin çıkarlarını temsil ettiğini gösteriyor. Obama, yüksekten uçan bir retorik.

RM: Demokrat Parti`nin liberal özelliklerini yitirmesinden korkuyor musunuz?
Chomsky:
“Wall Street Journal”, Rahm Emanuel`e silahlanma harcamalarının düşürülmesi için mücadele eden Demokratik Parti`nin sol kanadının akıbetinin ne olacağını sordu. Emanuel`in cevabı, Obama yönetiminin çıkarcı davranacağı ve bu aşırı kanattan uzak duracağıydı. Obama`nın yaptığı en önemli atamalar, ekonomik krizle ilişkilidir. Şimdiki krizin mimarları ve krizden istifade eden Clinton`ın müsteşarları Laurence Summers ve Robert Ruben bunlardandır. Obama, uluslararası siyasette etrafına Dennis Ross ve Daniel Kurtzer gibi İsrail taraftarı şahinleri topluyor. Bu ikisi, Obama`nın American Israil Public Affairs Committee (AIPAC) önünde yaptığı konuşmayı hazırlamışlardı.

RM: …İsrail ile ABD ilişkilerini etkileyen en önemli lobi.
Chomsky: Obama, bu konuşmasında Kudüs`ün İsrail`in sonsuza kadar bölünmeyen başkenti olarak kalacağını söyledi. Bu ifadesiyle, Bush`un şimdiye kadar söylediği her şeyden daha ileri gitti.
Ayrıca bu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi`nin birçok kararına aykırı düşüyor. Obama`nın adamları daha sonra geri adım atarak, bunun o anlamda söylenmediğini ifade ettiler. Şayet kişisel web sitesinde Obama`nın Orta Doğu politikasına ilişkin yazılanlara bakarsanız, her şeyin açık olduğunu görürsünüz: Filistinliler, hiçbir rol oynamıyor. Her şey İsrail`e verilen kayıtsız şartsız desteğin etrafında dönmektedir. Güya göreve başlamadığı için aktüel Gazze saldırısı hakkında da Obama`dan bir ses çıkmadı. Bu, bir skandaldır! Ama Bombay saldırıları hakkında açıklama yapabilmişti!

RM: Obama`nın başkanlığı nasıl olacak?
Chomsky:
Bush`un ikinci dönemi gibi olacağına ilişkin birçok karine mevcut. Bush`un siyaseti başlangıçta aşırı kibir, hukuku hiçe sayma ve suç işleme tarafından belirlenirken, ikinci kez seçildikten sonra ılımlı bir çizgiye geri döndü. Obama`nın ekibi, bir şey söylememeye özen gösteriyor. Ön planda “umut”, “değişim” ve “birlik beraberlik” gibi yüksekten uçan belagat örnekleri durdu. İyi ama bütün bunlar ne anlama geliyor?

RM: Obama, en azından Guantánamo`yu kapatacak.
Chomsky:
Obama, bu konuda yavaş ve dikkatli adım atılacağını daha yeni söyledi. Yani bu iş o kadar kolay olmayacak. Ama McCain de zaten Guantánamo`yu kapatacaktı. Guantánamo, ülkemiz için son derece utanç verici. Cumhuriyetçi sorumlular, Demokratik Parti yönetiminin de Guantánamo ve diğer cezaevlerinde ne olup bittiği konusunda bilgilendirildikler ini zaten ima etmişlerdi. Donald Rumsfeld`i suçlamak kolay, ama o tek başına ve gizlice hareket etmedi. Bu nedenden ötürü, bu suç işleyenlerin hukuki açıdan ciddi olarak üstüne gidilmeyecek.
 
RM: Yeni başkan, bir toplumsal hareketten gelmiyor. Seçimi profesyonel bir kampanyanın sonucudur. Barack Obama kimdir?
Chomsky:
Obama, her zaman belirsizlikle maluldür. Başta kendini temiz beyaz bir kağıt gibi sundu. Bir seçim kampanyası, günbegün seçmene duyurulanla beslenir. Ama Obama`nın seçim kampanyasında söylenenler bir şey ifade etmiyordu. “Umut” ve “değişim”. Obama`nın söylediklerinden, onun kim olduğunu çıkaramazsınız. Sol bile Obama`nın Irak savaşına ilkesel olarak karşı olduğunu sanıyor. Peki öyle mi? Obama için Irak savaşı stratejik bir hataydı. Irak savaşını ilkesel olarak reddetmek demek, bu savaşın yanlış olduğunu söylemeyi gerektirir, böyle olmayacağını söylemeyi değil. Nazi generalleri de Stalingrad`dan sonra bu kadar ileri gitmenin bir hata olduğunu söylemişlerdi.

RM: Obama, bir Nazi generalini mi andırıyor?
Chomsky:
Hayır, ama savaşı eleştirme biçimi ilkesel olmaktan başka her şeye benziyor. Onun için önemli olan tek şey bizim için iyi olandır, bunun için yüz binlerce insanı öldürüp öldürmediğimiz değil. Barış gücü İsrail`e gönderilmeli

RM: Obama, dış politikada önce İsrail-Filistin çatışması ile yüz yüze gelecek. Nasıl hareket etmeli?
Chomsky:
ABD, bizi dünyada izole eden ret tutumundan vazgeçmelidir. İsrail`in devam eden saldırıları – sadece Gazze`de değil, Batı Şeria`da da – siyasi bir çözümün olanaklarını dinamitlemektedir.

RM: Ama Hamas roketleri de kriminal!
Chomsky:
Bu doğru, kriminal ve siyaseten aptalca. Ama bu, İsrail`in buna karşı kendini savunma hakkının olduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte İsrail`in elinde kendini savunmak için mükemmel bir araç olabilirdi: Uluslararası uzlaşmayı kabul etmek ve Filistinlilere kendi devletlerini kurma hakkını teslim etmek.

RM: Bu konuda emin misiniz?
Chomsky: Hamas`ın saldırıları, İsrail`in işlediği suçlara karşı misilleme darbeleridir. İsrail, 2000 yılında Lübnan`dan çekildiği zaman Hizbullah`ın İsrail`e karşı düzenlediği saldırılar sona erdi. 2006 yılına kadar bir tane bile roket atılmadı!

RM: Hamas lideri Halid Meşal, İsraillilerin Filistinlilere karşı uyguladığı bir Holokost`tan söz etti. Bu benzetmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Chomsky:
Tabii ki saçma bir benzetme. Srebrenica jenosit olarak adlandırıldı; bu, uygun bir benzetme miydi? Durumu, belki de Varşova gettosu ile karşılaştırabiliriz.

RM: Gençliğinizde Siyonist idiniz ve ortak bir Yahudi-Arap federasyonu fikrini destekliyordunuz.
Chomsky:
Bu, o zamanlar yani 1940`larda ve 1967`den sonra kesinlikle gerçekçi bir vizyondu. İsrail`in bölgede sözü geçiyordu ve federal bir model istikametine doğru yönelebilirdi. İsrailli üst düzey gizli servis elemanlarının bunu önerdiğini bugün biliyoruz. Ama İsrail hükümeti bunu istemiyordu.

RM: Gazze`ye uluslararası barış gücü yerleştirilmeli mi?
Chomsky:
Barış gücü İsrail`e gönderilmeli, çünkü saldırgan olan ve Gazze Şeridi`ni abluka altına alan İsrail`dir

RM: Genç iken İsrail`de yaşadınız.
Chomsky:
Hatta eşim ve ben orada kalmayı da düşündük, ama sonra durum farklı gelişti. Bugün Amerikalı genç Yahudiler, İsrail`e sırtını dönüyor. Politikamız vatandaşlarımızın isteklerine göre belirlense, bu değişebilir.

RM: Yazılarınızda “entelektüel öz savunmayı” öneriyorsunuz. Bu nasıl olacak? Bunun için hepimiz Marks mı okumalıyız?
Chomsky:
Örmeğin İsrail`in saldırıları hakkında bilmemiz gerekenlerin çoğu medyada var. Sadece dikkatle bakmamız gerekiyor. Ve bazı şeyleri de her yanıyla düşünmeliyiz, mesela şu sonu gelmeyen `Bir devlet, saldırıya uğrarsa kendini savunma hakkı vardır` mantrasını Nazi Almanyasının partizan terörüne karşı kendini savunma hakkı var mıydı?

RM: Ama İsrail, Nazi Almanyası değil ki!
Chomsky:
Tabii ki değil. Ama burada söz konusu olan ilkedir: Saldırgan olan İsrail`dir.

RM: Siz, medya çağının moralistisiniz: Entelektüellerin bugünkü görevi nedir?
Chomsky:
Entelektüeller konformist olma ve iktidarı destekleme eğilimindeler. Tarihi yazan kendileri olduğu için, bu konuda onlar üzerine genellikle oldukça iyi şeyler yazılıdır. Oysa belgelere bakıldığında durumun farklı olduğu görülür. Hans Morgenthau, entelektüelleri iktidar sahiplerinin konformist reayası olarak tanımladı. Bunda da haklıydı.

RM: Ama eleştirel entelektüeller de var. Anna Politkowskaja ve diğer Rus gazetecilerini düşünün!
Chomsky:
Evet, İncil`de bile eleştirenin hayatının tehlikede olduğu yazılıdır: Peygamberler, kralı ikaz ettiler, karşı çıktılar ve onun vicdanına hitap ettiler. Bugün olsaydı peygamberleri eleştirel entelektüeller diye adlandırırdık. Onlara iyi davranıldı mı? İlyas, İsrail`in düşmanı olarak mahkûm edildi. Peygamberler çöle sürüldü ya da hapse atıldı. Yüzyıllar geçtikten sonra şereflendirildiler, ama yaşadıkları çağda değil. Yaşadıkları çağda o şerefe sahte peygamberler nail oluyordu. Sovyetler Birliği`nde, Rusya`da, ama 1989`da ABD tarafından desteklenen ölüm tugaylarınca önde gelen Latin Amerikalı entelektüeller olan altı Cizvit`in katledildiği El Salvador`da da eleştirel entelektüellere kötü muamele edilir. Bugün Oscar Romero`dan artık kim bahsediyor ki?

RM: Kendinizi peygamber gibi mi hissediyorsunuz?
Chomsky:
Peygamber, bugün eleştirel entelektüel olarak adlandırdığımızdan başka bir şey değildir.

ÜLKESİNİ SEVMEK ÜZERİNE
RM: 70 yıllık politik gözlemden sonra Noam Chomsky`nin Amerikan rüyası bugün nasıl görünüyor?
Chomsky:
Ütopyalara ve rüyalara pek inanmam. Ama Birleşik Devletlerin işleyen bir demokrasi olmasını arzulardım. Amerikan halkının yüzde 95`inin, kamuoyunun ne düşündüğünün hükümetin umurunda olmadığı düşüncesine katılıyorum. Amerika`yı seçimlerin PR endüstrisinin bir pazarlama kampanyası olduğu bir ülke olarak değil, insanların fikirlerinin siyaseti etkilediği ve demokratik kontrolün bütün kurumlara kadar uzandığı işleyen bir demokrasiye sahip bir ülke olarak görmek isterdim. Buna işçilerin ve kamuoyunun sanayiyi kontrol etmesi de dahildir. Bunlar, çok eski Amerikan idealleridir. Modern Amerika`nın önde gelen sosyal filozofu John Dewey için
politika – en azından üretimin, ticaretin, finans sisteminin, medyanın vs. kamuoyunca kontrol edildiği endüstriyel bir demokrasiye ulaşan dek – ekonominin toplum üzerindeki gölgesidir.

RM: Bu nasıl sağlanabilir?
Chomsky:
Amerikan tarihinin önemli ilerlemeleri yukarıdan hediye olarak verilmedi, bilakis aşağıdan doğru verilen sosyal mücadeleler sonucu sağlandı. Bu düşünce özgürlüğü için olduğu kadar sosyal sistemin nüveleri için de geçerlidir. Bu şeyleri rüya olarak tanımlamak hiç hoşuma gitmiyor, çünkü bunların kesinlikle olanaklı olduğunu düşünüyorum. Bunlar uzun vadeli hedeflerdir.

RM: Babanız, dünyanın en özgür ve en fundamentalist ülkesi olarak tanımladığınız Birleşik Devletler`e göç etti. Amerika`yı seviyor musunuz? Bir Amerikalı olmaktan gurur duyuyor musunuz?
Chomsky:
Sevgi, kişiler arasındaki bir ilişkidir, kişi ve soyut kurumlar arasında değil. Başarılarınızla ya da çocuklarınızla gurur duyabilirsiniz. Ülkenizin savunduğu şeyler, mesela düşünce özgürlüğü için sevinebilirsiniz. Düşünce özgürlüğü herhalde bütün özgürlüklerin içinde en temel olanıdır ve Birleşik Devletler ifade özgürlüğünü korumakta dünya çapında en önde gelir. Bundan gurur duyuyor muyum? Bunu ben gerçekleştirmedim ki gurur duyayım. Ama bundan memnunum ve bunun nasıl (yurttaşlık hakları hareketinin anayasa mahkemesinde düşünce özgürlüğü için en üst standartları kabul ettirme mücadelesiyle) elde edildiğini biliyorum. Ama gurur, bunun için uygun kelime değil.

RM: Amerikalı olmaktan memnun musunuz?
Chomsky:
Evet. Yoksa burada kalmazdım.

RM: Dilbilimde devrim yarattınız, Amerikan sisteminin önde gelen eleştirmenisiniz, düzinelerce kitap yazdınız, yüzlerce deneme, konuşma ve konferans. 100 yaşınıza geldiğinizde sizden nasıl söz etmeli?
Chomsky:
Kulağa sahte tevazu gibi gelse de, aslında hiç umurumda değil.
 

ensonhaber.com



İşte Barrack Obama'nın 'Zio-faşist'i

11 Kasım 2008 06:23/Yeni Şafak


“Obama kurbanları” kesenler hayal kırıklığına uğrayabilir. Obama kadar Bu “altın adam”ı da izlemenizde yarar var. İşte 'değişim'in şüpheli adı Rahm Emanuel.



İbrahim Karagül'ün köşe yazısı

O artık, “devrim ve değişim” sloganıyla dünyevi iktidarın zirvesine ulaşan ezilmişlerin ve ötekilerin temsilcisinin, ırkçılığa karşı tarihsel zaferin mimarının, Müslüman dünyada adına kurbanlar kesilen siyah liderin “altın çocuğu.” Dünyaya düzen getirecek, adalet getirecek diye bakılan, adeta Mesihleştirilen adamın sağ kolu.

Aile geçmişi, gelişim süreci, ait olduğu çevre, üslendiği sorumluluklar, sırlarla dolu hikayesi, Nazi bağlantıları, yüzlerce Filistinlinin öldürülmesiyle ilgisi, Deir Yasin katliamıyla alakası ve kapkaranlık bir hayat!..

Bazılarına göre bir teröristin oğlu, “vaat edilen toprak” için savaşan örgütün mensubu. Küresel ekonomik krizin en önemli sebebi olarak gösterilen Hedge fon yöneticisi olan ve büyük paralar kazanan adam.

İsrail yanlısı değil, İsrail aşırı sağı mensubu.. Bildiğimiz anlamda bir Zio-faşist. Elinden gelse bütün Ortadoğu'yu düm düz etmek isteyen biri. George Bush'u bile, İsrail'e yeterli destek vermediği için eleştiren adam. Tam anlamıyla ırkçı…

18 yaşına kadar İsrail vatandaşıydı. İsrail pasaportunu gizledi. 1991'deki Körfez Savaşı sırasında İsrail pasaportunu gün yüzüne çıkarıp, “ülkesi” İsrail'i Saddam'ın füzelerinden korumak için askere gitti. Lübnan sınırında görev yaptı.

Ailesi, 1931-40 yıllarında Naziler'le işbirliği yapıp Filistinlilere ve İngilizlere karşı savaşan terörist örgütlere mensuptu. Benahem Begin'e bağlı Irgun çetesinin üyesiydi. Siyasi suikastler yapıyor, BM temsilcilerini öldürüyor, Filistinlileri topraklarından sürmek için köy katliamlarına girişiyorlardı. Bu terörist operasyonlar İsrail devleti ilan edilene kadar devam etti.

İşte “altın adamı”mızın geçmişi, bugün İsrail ordusunun temelini oluşturan bu terörist örgütlere uzanıyor. Amcası bu saldırılar sırasında ölür ve adamımıza amcasının adı verilir.

Babası Benjamin Auerbach'tır. Söz konusu örgütlere silah sağlayan isimlerdendir. Stern çetesi bu örgütlerden en radikalidir ve ailesi bu örgütle bağlantılıdır. İngiltere'nin Filistin'i terk etmesi ve İsrail devletinin kurulması için Nazilerle birlikte hareket ederler. İrgun'un çocukları, aslında Nazi müttefiki Yahudilerdir!

Auerbch soyadı sonradan Emanuel olarak değiştirilir. Adamınızın adı da Rahm yani Rahmim'dir. Rambo bile derlermiş kendisine. Clinton ekibinde yer alan, İsrail ve Ortadoğu ile ilgili her girişimin içinde bulunan kişidir. Babası gibi o da çifte pasaportluydu. Hem İsrailli hem Amerikalı…

Bazılarına göre bugüne kadar Barack Obama'yı yöneten, koruyan, destekleyen, ona yol gösteren kişi olmuştur. Obama'nın Musevi lobi kuruluşlarının en büyüklerinden AIPAC'taki programını da o ayarlamıştır.

Ve Rahm Emanuel, Obama ekibinin başına getirilmiştir. O artık Beyaz Saray'daki en etkin kişidir. Hem Beyaz Saray'ı hem de Obama'yı yönetecek gerçek kişidir. Daha şimdiden İran konusunu tartışmaya açmıştır.

Tıpkı ABD yönetiminde her zaman konumunu koruyan, ABD'den daha fazla İsrail aşırı sağına mensup olan diğer çifte vatandaşlar gibi. Kimler onlar?

Rechard Perle, Paul Wolfowitz, Lawrence Franklin, Douglas Feith, I. Lewis Libby, Eliot Abrams, Marc Grossman, Robert Zoellick, Ari Fleisher, David Frum, John Bolton, Eliot Cohen, Davud Wurmser ve daha niceleri. Hanry Kissinger'ı da ekleyelim.

Hepsi neocon ortağı. Hepsi ırkçı. Hepsi Yeni Amerikan Yüzyılı projesinin mensupları. Hepsi sekiz yıldır İslam dünyasını savaş alanına çeviren ekipten. Hepsi İsrail aşırı sağına mensup. Amerika'dan çok İsrail'i devlet olarak görür. Bu yüzden de ABD'nin sırlarını İsrail'e taşır. Bir çoğu nükleer casusluk olayına karışmış, soruşturmalar atlatmış. Aslında hepsi istihbaratçı. Tabi İsrail adına. Hepsinin, ama hepsinin ortak iki noktası İsrail'e bağlılık ve İslam düşmanlığı. Bu yüzden ABD'nin siyasi gücünü, askeri gücünü kendi düşmanları üzerine salmışlardır.

Rahm Emanuel, aynı misyonu üslendi. ABD'deki Musevilerin yüzde 80'e yakını bu yüzden Obama'ya oy verdi. Onun döneminde ABD'nin, Ortadoğu politikasında hiçbir değişiklik olmayacak. Belki savaş daha da yayılacak. Daha kampanya döneminde yeni ABD Başkanı'na “Pakistan'ı vuracağım” dedirten ne olabilir? Elbette bu ülkenin nükleer gücü. Peki bu kimi rahatsız ediyor? Elbette İsrail'i.

Obama tarihsel bir figür. Başkan Yardımcısı başka biri. Ama bu dönem adından en çok söz ettirecek olan Rahm Emanuel. “Değişim” bu mu?

Barack Obama'nın aslında pek bir yerde yer almayan bir sözünü hatırlıyorum. “Aile geçmişimiz Müslümanlıktan önce Yahudi olabilir.”

Yahudilik veya İsrail değil konumuz. Bu ideolojik kadroların ABD üzerinden dünyaya nasıl bedel ödettikleridir. Bu yüzden bizim için önemlidir. Bu yüzden “Obama kurbanları” kesenler hayal kırıklığına uğrayabilir.

Obama kadar Bu “altın adam”ı da izlemenizi öneriyorum!

OBAMANIN GELIS NEDENI; ETIBANK

Obama'nın  Türkiye’ye gelme sebebi belli oldu sonunda

Etibank satılıyor!..

Asıl değeri 9 (dokuz) trilyon dolar dikkat!!!

 

9 Milyon veya

9 Milyar değil

9 Trilyon dolar...

 

ABD sadece 40 kırk Milyon dolara kapatacak!

 

Yazıklar olsun....

Kaptırana, verene VE susup seyredene....   

Hepinizin bildiği gibi Etibank özelleştirilecek.. (alıcısı Amerika)

ve bor işletmeleri Etibank bünyesinde. Konulan fiyat 40 milyon $.

 

Lütfen bir daha okuyun ve lütfen herkese iletin...

Yasadığın dünyayı sorgulayamıyorsan, barı ülkeni sorgula.....

 

ÖNEMLİ....! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ..

Borla çalışan araba üretildi,maliyeti 200 TL olan 1 kg bor ile 19 000 km yol yapabiliyor(1100kg. oto sabit 100 km süratle giderse) Bu demek oluyor ki Petrole son. Tam tersine Batılı ülkeler bor işletmeciliğinin kansere yol açtığını iddia ederek BOR madeninden soğutma çabası içindeler. Oysa bu mucize maden kanser tedavisinde de kullanılmaktadır. Türkiye kıskaçta!

Arabayı bor madeniyle çalıştıracak patentli 600 proje olduğu ortaya cıktı.

TÜRKİYE, dünyada bor rezervinin yüzde 73`üne sahip Ve Türkiye GELECEĞİN DUBAİSİDİR

Uluslararası teröristler Türkiye uyanmadan bu kaynağı ele geçirmeyi planlıyor.

 

Bunu ileti olarak da ulaştıralım... 

vatanını seven herkese gönderelim

 

TMMOB

ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI

İSTANBUL ŞUBESİ

 

  

''onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak.
halbuki,

biz sussak, tarih susmayacak..
tarih sussa, hakikat susmayacak.

onlar sanıyorlar ki,
bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.
halbuki,
bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar,
vicdan azabından kurtulsalar,
tarihin azabından kurtulamayacaklar.
tarihin azabından kurtulsalar,
Allah'ın gazabından kurtulamayacaklar.''

Sezai KARAKOÇ
 

zulme karşı başkaldırmış yeşilimsi bir sevda benimkisi. belki sessiz ama asi bir çığlık sadece.

artık bu yeşil yolda beraber yürümenin vakti çoktan geldi,  ta ki yeşil bir dünyaya kavuşuncaya kadar.....

 hayat yolunuz yeşil olsun....

 

 

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
 

 

Happy frıday K selam & dua


4 days ago
 
 

´Id Al Fitr Al Mubarak Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun arkadaşın

Qul huallahu ahad allahus samad lam ialid ua lam iulad ua lam iakul lahu kufuan ahad                                          

allah bless you for everything you want fi amani allah allahu akbar


 

Sept. 20
JUBA BAGHDADwrote:
عراق إسمك يهز أمريكا
 
we swear by god that .
we will be as you have always known us to be .
we are your people and brother's in the iraq of virtue
jihad and faith and glory
 
on jure par Dieu que.
nous serons comme vous l'avez toujours connu de nous.
nous sommes à votre peuple frère et à l'Irak de la vertu
le djihad et de la foi et de la gloire
 
que juro por dios que.
vamos a ser lo que siempre han sabido que seamos.
Somos su pueblo y hermano en el Iraq de la virtud
jihad y la fe y la gloria
 
Wir schwören bei Gott, dass.
werden wir, wie Sie haben immer gewusst, uns zu sein.
Wir sind Ihr Menschen und Bruder in den Irak der Tugend
Jihad und Glauben und Ehre
 
abbiamo da Dio giuro che.
ci sarà come lei ha sempre saputo di essere.
noi siamo il vostro popolo e del fratello in Iraq di virtù
la jihad e la fede e la gloria
 
που ορκίζονται ότι ο Θεός.
όπως θα έχετε πάντα μαζί μας για να είναι γνωστά.
είμαστε λαού σας και του αδελφού του Ιράκ βάσει της
τζιχάντ και πίστη και δόξα
 
Bizlar allaha yamin adariz ki
 har zaman ki gibi bizlar bo yol ozarinda var olicaz
bizlar diranişcilar iraq'taki  halki kardaşlik wa fazilet ostonda bir yorek
yolumuz..cihad va inanc va zafer....
 
 
my photo ..the gift all resistance's....
 
للنصر زاحفون

GLORY AND VICTORY TO IRAQ
أنا العراق

I'AM IRAQ
 
ليلة البراءة مباركَ عليكم
GOOD BLESSED AL BARA'AH QANDEL
Aug. 7
.wrote:
 
 


Aug. 5
.wrote:
 
    

July 30

AKP GAFLETİ

www.filistineimza.com

Filistanbul

YEŞİL VADİ

Occupation
Location
Interests
BAK! Eğer kör olmamışsan GÖRECEKSİN... DİNLE! Eğer sağır olmamışsan İŞİTECEKSİN... DÜŞÜN! Eğer aklın varsa ANLAYACAKSIN... DİKKAT ET! Eğer kalbin varsa HİSSEDECEKSİN... VEE... Bileceksin... BAŞI BOŞ OLMADIĞINI...

Feed

The owner hasn't specified a feed for this module yet.